girin mabedlerinize güneşi doğurmadan

Girin mabedlerinize güneşi doğurmadan; kurtlar uyanmadan, kuşlar uyanmadan! Çağınıza bir ad verdik: kölelik cağı—tarihin hiç görmediği gönüllülükte bir kölelik çağı.

Odacıklarınızda güneşi görmeden, o şen ve hayat dolu güneşi, yeni firavun mabedleri inşası için ter dökün, düzenli ibadetleriniz eşliğinde sıkça putlara bakarak ve taparak. Büyük olsun inşanız dikkat! Varsın yorulun, varsın gözleriniz bitkin, başınız sıkkın olsun: çalışın! Mabedin inşası ne kolaydır, ne de mabed müteahhidi olmak herkesin harcıdır. Siz, seçilmişler! Çalışın ve sonra dönüp geçmişe ağlayın; ne az firavun mabedi bırakmıştır size geçmiş; ağlayın. Bu ders olsun size. Bir ders ki hayatınızı hasredin—gelecek kuşaklara daha fazla mabed bırakma yemininizi tekrar ettiğiniz bir ders. Koca bir kültür bırakmazsanız, gelecek kuşaklar yuhalasın sizi, çiğnesin mezarlarınızı.

Kitaplar okuyun sabahın o dingin şafağından gecenin yarılarına değin, entelektüel fantazmlarınız için yapılanma gerek size, bir aityapı gerek. Eğilin saygıyla kitapların önünde, taşıyın onları sırtlarınızda merkepleri kıskandırır bir tahammülle.

Eşeleyin toprakları, tarihinizi keşfedin, ölülerin dahi tasarım isterinizden kurtulma hakları yoktur, bir bir çıkarın onları meydana. Hem iskeletler, hem modern araçlar bir arada nasıl yaşatılır ve ölüler nasıl ölmez görsün insanlık!

Müslümanlar!

Geleneksel düşünme tarzlarının (modernist, gelenekçi, yerlici vs.] bütün bir yelpazesinden temsilcileriniz var. Bu sizin köktenci bir tutum alışınızın perdelenmesine yeter de artar bile. Gevşiyorsunuz! Akademisyenleriniz konuşuyor her yerde, bir onların açısından değerlendiriyor durumu, bir meslekleri açısından, bir de biraz cüretli olanları İslami açıdan (I). Ne çok acılı yaratıklar bunlar hiç düşünmez misiniz? Teologlarınız konuşuyor; içlerinde en acemileri, en çok islami ve en çok bilimsel açı kollayanları. Müslümanın konuşması İslami açıdan mı olur, hiç düşünmez misiniz? Bilim peşindesiniz, bilim! Eleştirirken de tapınırken de. Ne çok adamınız var ki onlar cahil ve sapmış tarihlerine karşı bilimi kalkan edip, doğru islami bilimsel metodu öneriyorlar ve yine onlar Asr-ı Saadet’den beri gelmiş geçmiş bütün kavimlerin biletini cennete ve cehenneme kesiyorlar.

İslami metinler geziyor ortalıkta, Kur’an ‘anlama’ yöntemine veya onun karşıtı bir yönteme malzeme oluyor. Tartışıyor müslümanlar. Sevdiler bu kelimeyi: ‘tartışmak’—müslümanlar bugüne değin hiç işitmedi böylesine soysuz bir seslenişi, bir kavmin savaşmayı unuttuğunda sığınabileceği bir zelillik çağrısı bu.

Girin mabedlerinize güneşi doğurmadan; kurtlar uyanmadan, kuşlar uyanmadan! Çağınıza bir ad verdik: kölelik cağı—tarihin hiç görmediği gönüllülükte bir kölelik çağı.

Odacıklarınızda güneşi görmeden, o şen ve hayat dolu güneşi, yeni firavun mabedleri inşası için ter dökün, düzenli ibadetleriniz eşliğinde sıkça putlara bakarak ve taparak. Büyük olsun inşanız dikkat! Varsın yorulun, varsın gözleriniz bitkin, başınız sıkkın olsun: çalışın! Mabedin inşası ne kolaydır, ne de mabed müteahhidi olmak herkesin harcıdır. Siz, seçilmişler! Çalışın ve sonra dönüp geçmişe ağlayın; ne az firavun mabedi bırakmıştır size geçmiş; ağlayın. Bu ders olsun size. Bir ders ki hayatınızı hasredin—gelecek kuşaklara daha fazla mabed bırakma yemininizi tekrar ettiğiniz bir ders. Koca bir kültür bırakmazsanız, gelecek kuşaklar yuhalasın sizi, çiğnesin mezarlarınızı.

Kitaplar okuyun sabahın o dingin şafağından gecenin yarılarına değin, entelektüel fantazmlarınız için yapılanma gerek size, bir aityapı gerek. Eğilin saygıyla kitapların önünde, taşıyın onları sırtlarınızda merkepleri kıskandırır bir tahammülle.

Eşeleyin toprakları, tarihinizi keşfedin, ölülerin dahi tasarım isterinizden kurtulma hakları yoktur, bir bir çıkarın onları meydana. Hem iskeletler, hem modern araçlar bir arada nasıl yaşatılır ve ölüler nasıl ölmez görsün insanlık!

Müslümanlar!

Geleneksel düşünme tarzlarının (modernist, gelenekçi, yerlici vs.] bütün bir yelpazesinden temsilcileriniz var. Bu sizin köktenci bir tutum alışınızın perdelenmesine yeter de artar bile. Gevşiyorsunuz! Akademisyenleriniz konuşuyor her yerde, bir onların açısından değerlendiriyor durumu, bir meslekleri açısından, bir de biraz cüretli olanları İslami açıdan (I). Ne çok acılı yaratıklar bunlar hiç düşünmez misiniz? Teologlarınız konuşuyor; içlerinde en acemileri, en çok islami ve en çok bilimsel açı kollayanları. Müslümanın konuşması İslami açıdan mı olur, hiç düşünmez misiniz? Bilim peşindesiniz, bilim! Eleştirirken de tapınırken de. Ne çok adamınız var ki onlar cahil ve sapmış tarihlerine karşı bilimi kalkan edip, doğru islami bilimsel metodu öneriyorlar ve yine onlar Asr-ı Saadet’den beri gelmiş geçmiş bütün kavimlerin biletini cennete ve cehenneme kesiyorlar.

İslami metinler geziyor ortalıkta, Kur’an ‘anlama’ yöntemine veya onun karşıtı bir yönteme malzeme oluyor. Tartışıyor müslümanlar. Sevdiler bu kelimeyi: ‘tartışmak’—müslümanlar bugüne değin hiç işitmedi böylesine soysuz bir seslenişi, bir kavmin savaşmayı unuttuğunda sığınabileceği bir zelillik çağrısı bu.

Footer